11 Temmuz 2010 Pazar

Elele, Kumlarda, Yerlerde


Son yazımda evrene karşı oldukça nettim. Yeterince pozitif olamamışım ki isteklerimin yarısı yattı. Neyse, buna da şükür, diğer yarısını oldu kabul edebilirim.
Pazar sabahı kahvaltıya gelecek arkadaşlarımızı beklerken evren bize şirin mi şirin bir misafir göndermeyi düşünüyormuş da haberimiz yokmuş! Telefon konuşmasının ardından kaptık geldik bu tatlı kuzuyu eve. Yolda musictogether günlerimizi yad ettik pek tabi. İki minik şeker başladılar hemen bıcır bıcır oynamaya. Bir ara kahvaltı misafirlerimiz Mine, Orçun, Damla, Ceylin ve ben BİNGO oynuyorduk zıp zıp zıplayarak ve oldukça sesli gülerek.


Öğlen uyutma denemelerimi gayet profesyonelce savuşturup oyuna devam eden iki sevimli cadıyı evde oyalamak güçleşince soluğu Moda'da aldık.

Dondurmacının önünden geçerken "Buraya park edelim anneeee!" diye cırlayan küçük kuzuya "Dua et de park yeri bulalım." diyen anne  bir saniye sonra aynı kuzunun "Buraya park edelim, AMİN!" duasına ne yapar? Önce güler sonra el mecbur AMİN der. Dua er geç kabul oldu. Dondurma molası şart oldu. Dondurma tercihleri bilem aynı bu ikisinin Aybala: ÇİLEKLİ! 

Parka doğru önde Ceylin ve babası, arkada Damla ve ben şeklinden yürürken birden Ceylo'nun dönüp kollarını açarak koşup Damla'ya sarılmasını takiben iki tipitip pişti kıvamında yere serilmesinler mi Moda yollarında?!! Bizim lokum altta kalmasın mı?!! Bizi bir gülme krizi tutmasın mı?!! Komik tipitipler yaa :)

Haa bir de yaşlı ve tonton bir amca -belli ki gözler gitmiş- bu tipitipleri ikiz sandı! Yok artık!

Park sonrası küvet sefası, Ceylin'in krizi, ardından kafayı yastığa koymanın saniyesinde zzzzzlaması, Damla'nın "Annemii özledim." mızıldanmaları, "Haydi 10 dk daha oynayabilirsin." denince yüzünün gülmesi, eninde sonunda uyuması mışıl mışıl.... Şükür.
Aybalacım, maaşallah, Damla muhteşem! Tatlı, şeker, akıllı, olgun, esprili, uyumlu, çok güçlü bir küçük hanım. Tatlı kızına Ceylo'nun uyumsuz kıyafetlerinden giydirdik (vallahi kendi istedi, ikna edemedim şeker), çizgi film seyrettirdik, dondurma yedirdik, kumlara soktuk, arada anlaşmaya varamadıklarında oyuncakları elinden aldık, düştü demiş miydim (ama neyse ki bizimkinin üstüne :)), 22:30'a kadar uyumamasına müsade ettik. Ama çok güldürdük, eğlendirdik, sevdik, sarmaladık bebeğini senin kadar olamasa da. Kıyamadık hiç bilesin.
Kızımın bizde kalan, yatağında uyuyan ilk arkadaşı olarak da aile tarihimize adını da yazdık bilesin :)


3 yorum:

Shade and Love dedi ki...

Harikasin Gulfer :)
Hizir gibi yetismissin Aybala 'ya ve Damla 'ya :)
Bunun ne buyuk bir iyilik oldugunu , nasil iyi hissetirdigini biliyorum .
Sevgiler
Hasene

hayal dedi ki...

Dün bütün gün içinde bulunduğum durumdan dolayı gözyaşları içinde dolandıktan, bütün gün ve hemen hemen bütün gece çalıştıktan sonra, sabah iki böcüyü masum masum oyuncaklarıyla oynarken görünce içimin bütün yağları eridi gitti. Yazdıklarını ise sevinç gözyaşları ile okudum. Bir kez daha ve milyon kere teşekkürler. Yok milyar kere.

hayal dedi ki...

Dün bütün gün içinde bulunduğum durumdan dolayı gözyaşları içinde dolandıktan, bütün gün ve hemen hemen bütün gece çalıştıktan sonra, sabah iki böcüyü masum masum oyuncaklarıyla oynarken görünce içimin bütün yağları eridi gitti. Yazdıklarını ise sevinç gözyaşları ile okudum. Bir kez daha ve milyon kere teşekkürler. Yok milyar kere.