24 Mayıs 2011 Salı

Nefes

Burnumdan derin bir nefes alıyorum, karnımı bu nefesle şişiriyor sonra yavaşça nefes veriyorum ağzımdan üfleyerek. Ve bunu sıkça tekrarlıyorum. Sanırım biraz gerginim. Beş yıldır çalıştığım şirketten istifa ettim bu sabah. Yeni maceralara yelken açmak, gelişmek, değişmek için.

Güzel düşünüyorum, gözlerimi kapatıp yeni yerimde görüyorum kendimi huzur ve keyifle çalışırken.

Biraz rahatlıyorum.

Yok yok rahat filan değilim. Bildiğin fenayım bugün.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Pespembe

Biraz ara, biraz avarelik ne güzel. Mecbur olmamak ne güzel.
Hop gittim, hooop geri geldim.
Ve hepsini ben istedim.
Ne güzel.
Ama bu küçük alana ihtiyacım var şimdi.
Pespembe bulutlarla dolmuşken dünyam, tam da burada olmalıyım.
Hoşgeldim, hoşbuldum.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Yeni Yılın İlk Günleri

Deli bir tempo içinde geçiyor...
Sadace havalimanı ve otel gördüğüm bir Prag gezisi ile başladım yıla. Devamı da gelecek Martta, Roma! Off yine leylek havada! Heehheehe şiir gibi oldu valla :) Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim abla. Kafiyeyi bozmayalım di mi ama?

*******************

Kızım dün bana dedi ki; "Yardıma ihtiyacım yok anne, kendime ihtiyacım var! Kendim yapabilirim." Senin özgüvenini, kendini net ifade edişini yerim zilli dedim içinden. Dışımdan da "Peki" dedim sırıtarak.

********************

Bu dönemin gelişim raporunu aldık okulumuzdan. Çok keyif alıyorum bu raporları okumaktan. Hızına yetişemediğimiz kuzumuzun bizden bağımsız sadece kendine ait bir dünyası var ve ben büyük bir merakla bekliyorum buradan gelecek her gözlemi, yorumu.

Öğretmeni demiş ki;
"Sınıf kurallarını bilir ancak bağımsız hareket etmeyi tercih ettiği için zaman zaman öğretmenin sözel desteğine ihtiyaç duyar. "
Sonra bir de şey demiş;
"Konuşmayı ve özellikle şarkı söylemeyi çok sever. Sınıfta sesi en çok duyulan öğrenciler arasındadır."
Şöyle devam etmiş;
"El becerileri gerektiren çalışmalardan keyif alır."   
"Hareketli oyunlardan çok hoşlanır."

Ama en önemlisi benim için "okul ortamında her zaman neşeli, hareketli ve mutlu bir öğrencidir" demiş.

Duymayı istediğim tek şey bu aslında. Arkadaşları ve öğretmenleriyle mutlu olması, keyifli zaman geçirmesi en önemlisi. Gerisi detay.

********************

Cuma gününden başlayan 3 günlük haftasonu tatillerine veda edeli 3 hafta olacak neredeyse. Ay düşündükçe kalbimin bir köşesi cıızzz ediyor hala ne yalan söyleyeyim. Ama böyle olmasının da son derece "duygusal" nedenleri var. Buna da şükür der giderim işe Cumaları.

*********************

Bu günlerde evimin renkleri gündemimde. Değişiklik iyidir diye çıktık yola. İyi-hoş-güzel! Fakat işin ucu kaçtı ve neredeyse herşeyi değiştiresim var. Hayal ediyorum bolca, istediğim gibi olsun diye kapatıyorum gözlerimi. Umarım ben aklımı yitirmeden bir hale yola sokarız şu dekorayson işini.

31 Aralık 2010 Cuma

Sevdim Seni 2011

Ne güzel de geldin.
Sevdiklerim yanımda, tatlı bir huzur ve neşe içindeydim.
Herkese mutlu bir yıl olsun. Sevdikleriyle, huzur ve neşe içinde.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Hayatımın Mimarı, Düşüncelerimin Efendisi

Hepsi benim. Ben yaptım, yapacağım. Ne istersem, nasıl istersem öyle. Nasıl büyük bir güç taşıyorum içimde, nasıl güçlü bir inanç!


Bugün, içimdeki coşku gözlerimden, kalbimden ve sözlerimden taşıyor.
***
Bugün kendime inancım tazeleniyor. 
***
Hayatımı seviyorum.
***
Kendime inanıyorum.



27 Aralık 2010 Pazartesi

Metamorfoz

Haftasonu hamaratlığım üstümdeydi.
Ben işe girişmişken evden çıkmakta geciken ve ayak altında dolaşan kocamı ve kızımı payladım önce.
Yoğurt mayaladım, kek yaptım. Yemekti, çaydı derken mutfak kuşu oldum.
Sabah kahvesine ayrı akşam oturmasına ayrı misafirlerim vardı. Sahi ben kaç kere çay yaptım?
2 makina bulaşık, 3 makina çamaşır yıkadım. Topla, katla, yerleştir yaptım.
Kızımı yıkadım, etrafı topladım.
Cumadan temizlenmiş olan ev asgari miktarda zarar görsün diye döküleni saçılanı temizledim.
Hayat beni ağır ama kararlı adımlarla çılgın bir ev kadınına dönüştürdü.

Her ne kadar pazar öğleden sonra artık pilim bitmiş ve kendimden geçmiş olsam da, ben buna müteşekkirim!


Foto geçen kıştan kalma. Neşeli bir toplantıdan.
Pek ev hanımı havası yok üstümde farkındayım fakat ofisten yazınca imkanlar kısıtlı oluyor tabi.
(Pınar, tanıdık geldi mi?)

20 Aralık 2010 Pazartesi

Yıl Sonu Gösterisi

Ağacımız süslü bir minik kuş tarafından süslendi geçen hafta. Keyifle, coşkuyla, neşeyle.
O cıvıltılı ağacı her gördüğümde nedense hayallere dalıyorum. Türlü plan, düşünce dolanıyor kafamda.
Evimle, ailemle ve tabi kendimle ilgili.

Süslü cadı her zamanki gibi binbir nazla uyudu az önce. Bir oyun uydurduk bugün. Ben onu gıdıklıyorum ve "ayaklaaar sizi seviyorum, yanaklar sizi seviyorum, eller sizi seviyorum..." diyorum. O da keyifle kıkırdıyor. Ama çok tatlı oluyor. Sonra uyku öncesi kitablarını seçti. Uzandık kitap okumak için. Ben de oyunumu sürdürdüm "yastıklaaar sizi seviyoruz" diye. Eksik kalmayacak ya kuzum: "kitaplaaar sizi okuyoruz!" diyor. Deli :)


Bir de bu minik atı yaptık bugün. Ben kestim o boyadı. Pek güzel oldu. Meraklı Minik sağolsun.
Bu aralar güzellikler görüyorum etrafımda hep. Yorgun ama umutlu insanlar, neşeli yüzler görüyorum. Yeni yıl mutlulukla, sevinçle, sağlıkla geliyor buralara çok şükür.